Nasıl Kendin Olunur?

“Kendin ol” muhtemelen bireyci-temelli öneri tarihinde en çok kullanılan tabirdir. Kendin ol. Çok muğlak bir özdeyiş. Peki kendin olmak gerçekte ne anlama gelir? Ve söylendiği kadar kolay mıdır? Aşağıdaki adımlar sayesinde olabilir.

Makalenin 1.Yöntemi:
Kim Olduğunu Keşfetmek
Düzenleniyor

  1. 1
    Kendini bul ve kendini kendi tercihlerine göre tanımla. Oscar Wilde bir zamanlar her zamanki ince zekâsıyla şöyle demiştir: Kendin ol; diğerleri çoktan kapıldı. Bu kulağa gülünç gelse de, gerçeğin basit bir özetidir. Ancak önce kendini tanımazsan, anlamazsan ve kabul etmezsen kendin olamazsın. Öncelikli hedefin bu olmalı.
    • Neye değer verdiğini öğrenmek ve kimliğinin özünü neyin oluşturduğunu anlamak için zaman ayır. Bunun bir parçası olarak, hayatın ve yaptığın tercihler üzerinde düşün. Ne gibi şeyleri yapardın veya yapmazdın düşünmeye çalış ve buna göre hareket et; deneme yanılma yoluyla öğrenmek düşündüğünden daha yararlıdır.
    • Kişilik testleri de yapabilirsin ama bu gibi testlerin seni tanımlamasına izin vermemek için onlardan yalnızca almak istediğini almaya özen göster.[1] Bunun yerine, kendini tanımlarken kendi tercihlerini ve tamamen içine sinen bir yöntemi temel al. Utangaç olabilirsin ama zaman içinde, etrafın senin için doğru olan insanlarla çevriliyse seni olduğun gibi kabul edeceklerdir.
  2. 2
    Bazı değerlerin birbiriyle çakışırsa şaşırma. Bu, kültür, din, akıl danışmanları, ilham aldığın kişiler, eğitim kaynakları vb. farklı birçok kaynaktan farklı değerler edinmenin doğal bir sonucudur. Önemli olan sana en gerçek gelen değerlerin hangisi olduğunu anlamak için bu çelişkileri çözmeye çalışmaktır.
    • Değerlerinin birbiriyle çakışması onlardan tamamen vazgeçmeni gerektirmez. Hepsini dinamik bir senin parçası olarak gör. Bir kutuya tıkılıp kalamazsın veya tek bir değerle sınırlandırılamazsın. Hayatının farklı yönleri için değerlerin vardır, bu nedenle bunların birbirinden farklı olması doğaldır.
  3. 3
    Geçmişe takılıp kalmaktan ve büyümene engel olmaktan vazgeç. Kendin olma konusuna en sağlıksız yaklaşımlardan biri, kim olduğunun belli bir an veya bir zaman dilimiyle tanımlandığına karar verip, hayatının geri kalanını hâlen sen olan ama geçen mevsimler ve yıllarla birlikte büyüyen biri yerine, geçmişteki o kişi olmaya çalışarak geçirmektir. Kendine büyümek, gelişmek ve daha bilge olmak için alan tanı.
    • Kendine geçmişteki gurur duymadığın hatalarını ve davranışlarını affetme izni ver. Yaptığın hata ve seçimleri kabullenmek üzerinde çalış; hepsi olup bitti ve geçmişte kaldı. Bunları yapmanın nedenleri vardı ve o sırada o karar sana mantıklı görünmüştü; bu nedenle kendini geçmişteki hatalarından ötürü hırpalamak yerine bunlardan ders çıkarmaya çalış ve büyümeye devam et.[2]
    • Etrafında 16, 26 veya 36 yaşındaki hâllerinden farklı olmadığını gururla iddia eden insanlara bak. Bu insanlar sana esnek, uyumlu ve mutlu insanlar gibi mi görünüyor? Genellikle değillerdir çünkü kendilerinde hiçbir şeyin değişmediğini iddia etmekle öyle meşgullerdir ki, yeni fikirleri benimseyemez, başkalarından bir şey öğrenemez veya büyüyemezler. Her yeni yaşla ve hayatımızın yeni evresiyle birlikte büyümek kendimize dürüst olmanın ve duygusal açıdan sağlıklı ve zinde olmanın önemli bir parçasıdır.
  4. 4
    Kendi güçlü yanlarını aramaktan asla vazgeçme. Bunlar zaman içinde değişebilir ve bu nedenle kendini tanımlama şeklin de değişebilir, ancak güçlü yanlarına odaklanmaktan ve yeniden odaklanmaktan asla vazgeçme. Bunlar senin kusurlarını fazlasıyla dengeler ve kendini başkalarıyla kıyaslamamanın başlıca nedenini oluşturur.[3]
    • Kıyaslama kızgınlığa yol açar. İçi kızgınlıkla dolu bir insan “kendin ol” mantrasına odaklanamaz çünkü sürekli başkalarına hasetle bakmakla meşguldür![4]
    • Kıyaslama aynı zamanda başkalarını eleştirmeye yol açar. Sürekli başkalarını eleştirerek geçirilen bir hayat düşük öz saygıdan ve başkalarını kendi gözünde yerleştirdiğin yüksek yerden aşağı indirme ihtiyacından kaynaklanır. Bu, arkadaşlarını ve saygınlığını kaybetmene ve aynı zamanda sürekli kıskançlık hissedip karakter özelliklerinden ötürü, kendin yerine başkalarına hayranlık duyarak vakit harcadığın için asla kendin olamamana neden olur.[5]
  5. 5
    Gevşe. Özellikle sosyal ortamlarda olabilecek en kötü şey hakkında endişe etmekten vazgeç. Yüzünün üstüne düştüysen ne olmuş? Ya da dişinin arasında ıspanak kaldıysa? Ya da öpüşmek üzereyken sevgilinle kazara kafa kafaya tokuştuysan? Böyle şeyler olduğunda ve sonrasında kendine gülmeyi öğren.
    • Bunu başkalarıyla paylaşacağın komik bir hikâyeye dönüştür. Bu, senin kusursuz olmadığını bilmelerini sağlar ve senin de kendini daha rahat hissetmene yardımcı olur. Aynı zamanda birinin kendi kendine gülebilmesi ve kendini fazla ciddiye almaması çekici bir özelliktir!
    • İnsanlar kötü veya düşüncesiz yorumlarda bulunurlarsa bunu kişisel algılama. Onlar kaybeder, sen değil.
    Advertisement

Makalenin 2.Yöntemi:
Başkalarıyla Uğraşmak
Düzenleniyor

  1. 1
    Dürüst ve açık ol. Saklayacak neyin var? Hepimiz kusurları olan, büyüyen ve öğrenmeye devam eden insanlarız. Fiziksel veya duygusal olarak kendinle ilgili utandığın veya güvensiz hissettiğin duygusal ya da fiziksel bir konu varsa ve kendini bunu saklamak zorunda hissediyorsan bu yönünle barışmalı, kusur olduğuna inandığın şeyi sana özgü bir farklılığa dönüştürmeyi öğrenmeli veya sadece bunu sana ait bir kusur olarak gerçekçi bir şekilde kabullenmelisin. [6]
    • Biriyle tartışma hâlindeyken kusurlarını sahiplenme taktiğini dene. Bunu yaptığında tartışmaya inatla devam etme nedeninin ortadan kalktığını göreceksin çünkü neden genellikle başını dik tutmak ve geri adım atmamaktır. “Evet, oda dağınık olduğunda ben de çok rahatsız oluyorum. Kıyafetlerimi yere atmamam gerektiğini biliyorum ama yine de bunu yapmaya devam ediyorum çünkü bu benim tembelliğimden kaynaklanıyor. Bu alışkanlığımdan kurtulmaya çalışıyorum. Özür dilerim. Daha iyisini yapabileceğimi biliyorum ve elimden geleni yapacağım,” dediğin an, tartışmanın amacını ortadan kaldıran samimi bir dürüstlükle tartışmayı sonlandırmış olursun.
  2. 2
    Kendini başkalarıyla kıyaslama. Sürekli, olmadığın biri olmaya çalışıyorsan asla mutlu olamazsın. Bu, kendini başkalarıyla kıyaslamak ve belli yönlerde kendini yetersiz hissetmekten kaynaklanır. Bu kaygan bir zemindir ve düşüncelerin giderek daha negatif bir hâl alacaktır.
    • İnsanların dışarıya vermek istediği izlenimi her zaman görebilirsin ancak görünüşte kusursuz olan dünyalarının perde arkasında gerçekte ne olduğunu asla bilemezsin. Kendini başkalarıyla kıyaslayarak onların yansıttıkları imaja çok fazla güç verirsin ve bir illüzyona dayanarak kendi değerini düşürürsün. Bu insana yalnızca zarar veren faydasız bir davranıştır.[7]
    • Bunun yerine kendine değer ver, kişiliğini sev ve kusurlarını kabullen; hepimizin kusurları var ve daha önce açıkladığımız gibi dürüst olmak kusurlarından kaçmaktan daha iyidir.
  3. 3
    İnsanların seni nasıl gördüğüne kafanı takmaktan vazgeç. Bazı insanlar seni sevecek, bazısı sevmeyecektir. İki yaklaşım da doğru veya yanlış olabilir. Sürekli “Beni eğlenceli buluyorlar mı? Beni şişman mı buluyor? Aptal olduğumu mu düşünüyorlar? Bu arkadaş grubunun bir parçası olacak kadar iyi/akıllı/popüler miyim?” diye düşünecek olursan kendin olman neredeyse imkânsızdır. Kendin olmak için bu endişelerden kurtulman ve bir filtre olarak yalnızca senin başkalarını nasıl gördüğünü düşünerek (“onların” seni nasıl gördüğünü düşünerek “değil”) doğal davranman gerekir.[8]
    • Bir kişi veya grup için kendini değiştirecek olursan başka bir kişi veya grup seni sevmeyebilir ve yeteneklerini ve güçlü yanlarını geliştirmeye odaklanmak yerine sürekli insanları memnun etmeye çalıştığın kısır bir döngüye girersin.
  4. 4
    Sürekli insanları memnun etmeye çalışma. Sürekli olarak herkesin sevgisini ve saygısını istemek anlamsız bir davranıştır ve sonunda kendi kişisel gelişimine ve özgüvenine zarar verebilirsin. Başkalarının ne söylediği kimin umurunda? Eleanor Roosevelt’in söylediği gibi, hiç kimse senin iznin olmadan sana kendini değersiz hissettiremez ve en önemlisi kendi özgüvenine kulak vermektir, eğer buna sahip değilsen özgüven sahibi olmak için çalışmalısın![9]
    • Bu, hayatta başka hiç kimsenin fikrinin değerli olmadığı anlamına mı gelir? Hayır. Sosyal olarak dışlanmak insanı üzer. Zamanının çoğunu ya da tümünü, kendilerince nedenlerden ötürü sana tahammül edemeyen insanlarla geçirmek durumundaysan onların seninle ilgili negatif düşüncelerini içselleştirmek tehlikelidir. Diğerlerine nazaran kimin fikirlerine daha fazla değer verdiğini seçebilirsin. Gerçekten senin iyiliğini isteyen ve hayatınla ilgili yapmak istediklerinde seninle hemfikir olan insanları dinlemek daha sağlıklıdır.
  5. 5
    Etrafında pozitif insanlar olsun. Negatif sosyal baskı veya zorbalıkla karşılaşırsan yaşadıklarını önemsiz görme. Bunun bir baskı olduğunun farkına varıp sağlıklı bir savunma geliştirirsen buna karşı koymak daha kolaydır. Güvenilir arkadaşlar ve senin hayattaki görüş ve inançlarını paylaşan insanlardan oluşan bir çevren olması düşman kişilerin etkisini azaltmanın iyi bir yoludur. Kendine onların düşüncelerinin önemsiz olduğunu ve bunları önemsememen gerektiğini söyleyebilirsin ancak seninle aynı fikirde olan ve sana destek olan insanlar olduğunda bunu yapman daha kolaydır.
    • Seni seven insanları sana zorbalık eden kişiyle kıyasla; birden onların sen, ailen veya yaşam tarzın hakkındaki görüşlerinin değersiz olduğunu anlayabilirsin. Doğal olarak, saygı duyduğumuz ve örnek aldığımız insanların görüşlerini önemseriz. Bu karşı taraf için de geçerlidir; biri sana saygı duymuyorsa o zaman senin hakkında söyledikleri sana tamamen yabancı sayılabilecek birinin ağzından dökülen boş laflardan ibarettir.
  6. 6
    Seni sindirme amaçlı, iğneleyici veya kötü niyetli yorumlarla iyi niyetli, yapıcı eleştiri arasındaki farkı öğren. Yapıcı eleştiri senin farkında olmadığın ve çaresi bulunabilecek gerçek kusurlarına odaklanır. Anne baban, akıl danışmanların, öğretmenlerin, antrenörlerin vb. kişiler sana kendini geliştirmen için sindirmen ve üzerinde kafa yorman gereken şeyler söyleyebilir. Aradaki fark, onların eleştirilerinin sana yardım etmek amaçlı olmasıdır.[10]
    • Bu insanlar seni önemserler ve senin bir birey olarak nasıl geliştiğinle ilgilenir ve sana saygı gösterirler. Aradaki farkı nasıl anlayacağını öğrenirsen amaçsız, negatif eleştirileri duymazdan gelip yapıcı eleştirilerden ders alarak iyi bir şekilde yaşarsın.
    Advertisement

Makalenin 3.Yöntemi:
Gerçek Benliğini Geliştirmek
Düzenleniyor

  1. 1
    Kendine en yakın arkadaşına davranacağın gibi davran. Arkadaşlarına ve sana yakın olan kişilere değer verirsin; peki sana senden daha yakın olan kim var? Kendine de değer verdiğin diğer insanlara olduğu gibi nazik, düşünceli ve saygılı davran. Bir gün boyunca kendinle takılacak olsaydın bir yandan kendin olmaya devam ederken olabileceğin en eğlenceli/keyifli/başarılı/sakin/memnun hâlin nasıl olurdu? Senin en iyi versiyonun nedir?
    • Kendinden ve öz saygını artırmaktan sorumlu ol. Başkaları sana harika olduğunu söylemiyorsa bunun seni etkilemesine izin verme. Bunun yerine kendi kendine özel, harika ve değerli biri olduğunu söyle. Buna inanırsan başkaları da sendeki özgüven ışıltısını görecek ve çok geçmeden senin öz-olumlamalarını fark etmeye başlayacak!
  2. 2
    Benliğini geliştir ve ifade et. Bu ister stil anlayışın ister konuşma tarzın olsun, bir şeyi yapma şeklin ana akımdan farklıysa ve bu pozitif sonuçlar doğuruyorsa bununla gurur duy. Bir karakter ol, tip değil.
    • İyi iletişim kurmayı öğren; kendini ne kadar iyi ifade edersen seni olduğun gibi seven insanların seni bulması ve aksini yapanların senden uzak durması o kadar kolay olur.
  3. 3
    Kendine haksızlık etmekten kaçın. Bazen kıyaslama yapmak elmayla armudu kıyaslamamıza neden olur. Henüz başlangıç seviyesinde bir senaryo yazarıyken Hollywood’da çok başarılı bir film yapımcısı olmak isteyebiliriz. O yapımcının yaşam tarzına bakıp onu istemek haksız bir kıyaslamadır. O kişinin geçmişinde yılların deneyimi ve bir çevresi vardır, oysa sen günün birinde çok iyi bir noktaya gelebilecek ancak henüz başlangıç aşamasında olan ve yazma becerisini geliştirmeye çalışan birisindir.
    • Karşılaştırma yaparken gerçekçi ol ve diğer insanlara kendini küçümsemek için bir araç yerine bir ilham kaynağı ve motivasyon kaynağı olarak bak.
  4. 4
    Kendi stilinin peşinden git. Birçok insanın ortak noktası başkalarının davranışlarını taklit etmeleridir çünkü ortama uyum sağlamak için bu daha iyi bir yol gibi görünür. Ama aslında senin diğer insanlardan sıyrılman gerekmez mi? Başkalarının arasından sıyrılmak çok zordur evet, ama bu normalde yapmadığın bir şey olsa da, diğer insanların seni nasıl gördüğü hakkında fikir yürütmekten kaçınmalısın; kendin olmak bundan ibarettir.
    • Her neysen bunu kabul et. Farklı olmak çok güzeldir ve insanları kendine çeker. İnsanların seni değiştirmesine izin verme!
  5. 5
    Bazı günlerin diğerlerinden daha iyi olacağını kabullen. Bazen gerçekten kendin olduğunda bazı insanlar kaşlarını kaldırıp senle dalga bile geçebilir ama sen sadece omuz silkip “Hey, ben buyum,” diyebildiğin sürece insanlar er ya da geç sana bu yüzden saygı duyacaktır ve sen de kendine saygı duyacaksındır. Çoğu kişi kendisi olmakta zorlanır; bunu yapabilirsen sana hayran bile kalabilirler.
    • Bazen insanlar senle dalga geçtiğinde canın yanacaktır. Bu çok zor olabilir ve söylemesi kolaydır ama bunu umursamamak için elinden geleni yap. Sonunda, sen daha olgun ve daha iyi bir kişi olacaksın, kim olduğunu bileceksin ve gelecekte karşına ne gibi engeller çıkarsa çıksın üstesinden daha iyi geleceksin.
    Advertisement

Makalenin 4.Yöntemi:
Dik Durmak
Düzenleniyor

  1. 1
    Kendi hakkını savun. Biri sana zorbalık ediyorsa ona neden izin veresin? Ellerinde sana zorbalık edebileceklerini söyleyen bir belge yok! Bir sorunun varsa sana yardım etmek isteyen birçok iyi ve anlayışlı insan vardır.
  2. 2
    Başkalarının hakkını savun. Bir zorbayla karşılaşırsan onu durdurman gerekir. Bunu nasıl yaparsan yap onu durdurma hakkın vardır. Kendine inan.
  3. 3
    Kafa tuttuğun insanların da hakkını savun. Kendini savunmak zorunda kalman bu insanların bir kalbi olmadığı anlamına gelmez!
    Advertisement

İpuçlarıDüzenleniyor

  • Birinin senin hakkında bir şeyi sevmediğini söylemesi bunun kötü olduğu veya kendini değiştirmen gerektiği anlamına gelmez. Bu şeyin ne olduğuna bağlıdır; genellikle bu bir tercih meselesidir.
  • Değişim hep devam eder. Zaman içinde kendini değiştirmen kaçınılmazdır ve dünyadan haberdar, ilgili ve bilgi sahibi olduğun ve kişisel gelişimini hayatındaki bir numaralı önceliğin hâline getirdiğin müddetçe bu her zaman iyi bir şeydir.
  • Geçici moda ve eğilimler kişisel bir karardır. Bazı kişiler “bireysellik” adı altında, bu gibi şeylerden adeta salgın bir hastalık gibi uzak dururken, yeni eğilimleri takip etmen kendin olmadığın anlamına gelmez. Önemli olan senin ne istediğindir.
  • Ne zaman bir şeyde inat etmektense kendini akıntıya bırakmanın daha iyi olacağını bil. Örneğin: Bazen sevmediğin bir grubun konserine gitmek daha iyidir çünkü arkadaşlarınla zaman geçirir ve eğlenirsin. Bu, uzlaşmak ve başkalarının tercihlerine saygı duymakla ilgilidir.
  • Sırf birini memnun etmek için yapamayacağın bir şeyi yapacağını söyleme! Bunun hiçbir faydası yoktur ve o kişi de gerçeği kolaylıkla anlayacaktır.
  • Kendini olduğun gibi kabul etmeye çalışırken kusurlarının moralini bozmasına izin verme. Üzerinde çalışabilsen de çalışamasan da bu kusurun seni sen yapan şey olduğunu ve kendini tanımlamana yardımcı olduğunu bil. Kusurlar da senin bir parçandır, onlardan utanma.
  • Bir kıyafet seçerken aynada kendine bak. Kendinde kötü görünen şeylere takılmak yerine iyi olanları seç.
  • Bir şeyin seni kendin olmaktan alıkoymasına asla izin verme. Sporu ve kitap okumayı seviyorsan, ne güzel! Sen birçok yönden özel olan bir insansın ve kendini başkalarıyla kıyaslamanın mükemmel olmana yardımı dokunmaz. Herkesin içinde muhteşem biri vardır; tek yapman gereken onu dışarı çıkarmak.
  • Zaman zaman başkası olmayı dilediğin olacaktır ama muhteşem bir şekilde yaratıldığını unutma. Kendini sev.
  • Başkalarının senin hakkında ne düşündüğüyle ilgili endişelenme. Senden hoşlanmıyor veya seni olduğun gibi kabul etmiyorlarsa onları görmezden gel ve yoluna devam et.

Bu makale işine yaradı mı?

Evet
Hayır