HIV Belirtileri Nasıl Anlaşılır?

Ortak yazar: Janice Litza, MD

HIV (insan bağışıklık yetmezlik virüsü) AIDS’e (edinsel bağışıklık yetmezlik sendromu) yol açan virüstür. HIV bağışıklık sistemine saldırarak, vücudun enfeksiyonlarla ve hastalıklarla savaşmasına yardımcı olan akyuvarları yok eder. HIV taşıyıp taşımadığını öğrenmenin tek güvenilir yolu test yaptırmaktır. Bununla beraber, hastalığın varlığına işaret eden bazı belirtiler de vardır.

Makalenin 1.Yöntemi:
Erken Dönemdeki Belirtileri Fark Etmek

  1. 1
    Sebepsiz yere akut yorgunluk yaşayıp yaşamadığını düşün. Yorgunluk birçok hastalığın habercisi olabilir, ancak bu aynı zamanda HIV’li birçok kişinin de yaşadığı bir durumdur. Eğer sendeki tek belirti buysa, kesinlikle paniğe kapılmana gerek olmasa da sorunun nedenlerini araştırman iyi olur.[1]
    • Akut yorgunluk uykulu hissetmekle aynı şey değildir. Kendini her zaman, gece çok iyi uyumuş olsan bile, yorgun mu hissediyorsun? Öğle şekerlemelerin normalde olduğundan daha mı sıklaştı ve yorucu işleri enerjin olmadığı için yapmaktan kaçınıyor musun? Bu tarz bir yorgunluk endişe nedenidir.
    • Bu belirtiler birkaç haftadan veya aydan fazla sürüyorsa, HIV şüphesini ortadan kaldırmak için test yaptır.
  2. 2
    Ateş ve gece terlemelerine dikkat et. Bu belirtiler genellikle, birincil enfeksiyon veya akut HIV enfeksiyonu adı verilen, HIV enfeksiyonunun erken dönemlerinde ortaya çıkar. Yine, birçok kişi bu belirtileri göstermez. Belirtileri gösterenlerde ise virüsü kaptıktan 2-4 hafta sonra belirtiler kendini göstermeye başlar.[2]
    • Ateş ve gece terlemeleri aynı zamanda grip ve soğuk algınlığının da belirtisi olduğundan grip mevsiminde ya da soğuk dönemlerde bu belirtileri göstermenin sebebi HIV olmayabilir.
    • Üşüme, kas ağrıları, boğaz ağrısı ve baş ağrısı da hem grip ve soğuk algınlığının hem de HIV enfeksiyonunun belirtisi olabilir.
  3. 3
    Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde şişlik olup olmadığını tespit et. Lenf nodları vücuttaki enfeksiyonlara reaksiyon göstererek şişerler. Bu, birincil HIV’i olan herkeste görülmeyen bir durum olsa da, belirtileri taşıyanlar arasında yaygın olanıdır.[3]
    • Boyundaki lenf nodları, HIV enfeksiyonunda koltuk altı ve kasık bölgesindekilerden daha fazla şişer.
    • Lenf nodları soğuk algınlığı ya da grip gibi daha birçok enfeksiyonun varlığında şişer. Bu yüzden, altında yatan sebebi anlamak için ileri tetkikler yaptırmak gerekir.
  4. 4
    Mide bulantısı, kusma ve ishali ciddiye al. Bu belirtiler çoğunlukla griple ilgili olarak görülse de, HIV enfeksiyonuna da işaret edebilirler. Belirtiler devam ediyorsa test yaptır.[4]
  5. 5
    Ağız ve genital bölge ülserlerine dikkat et. Diğer belirtilere ağız ülseri eşlik ediyorsa ve özellikle de sık sık ağız ülseri geçiren biri değilsen, birincil HIV enfeksiyonu belirtisi gösteriyor olabilirsin. Genital ülserler HIV’in varlığına da işaret ederler.
    Reklam

Makalenin 2.Yöntemi:
İleri Dönem Belirtileri Fark Etmek

  1. 1
    Kuru öksürüğü hafife alma. Bu belirti HIV’in ileri dönemlerinde ortaya çıkar ve bazen hiçbir belirti vermeyerek vücutta duran virus, vücuda girdikten yıllar sonra ortaya çıkar. Görünüşte masum bu belirti, özellikle de alerji, öksürük ve soğuk algınlığının yaygın olduğu dönemlerde ortaya çıkarsa pek dikkate alınmaz. Kuru öksürüğün varsa ve alerji ilaçları veya astım spreyleri işe yaramıyorsa, bu bir HIV belirtisi olabilir.
  2. 2
    Cildindeki düzensiz lekelere (kırmızı,kahverengi, pembe veya morumsu) dikkat et. HIV’in ileri dönemlerinde özellikle yüz ve gövdede olmak üzere deri döküntüleri görülür. Bu döküntüler ağız ve burun içinde de görülebilir. Bu, HIV’in AIDS’e dönüştüğünün bir işaretidir.[5]
    • Pullanan kırmızı deri de HIV’in ileri dönem belirtisidir. Lekeler çıban veya yumru şeklinde olabilir.
    • Deri döküntüleri genellikle grip veya soğuk algınlığında görülmez. Bu yüzden bu belirtiyi diğer belirtilerle aynı anda taşıyorsan derhal bir doktora görünmelisin.
  3. 3
    Zatürre olursan dikkatli ol. Zatürre genellikle bağışıklık sistemi iyi çalışmayan kişileri etkiler. HIV’in ileri dönemlerinde olan kişiler, normalde zatürreye sebep olmayacak mikroplardan dolayı bile zatürre olmaya yatkın olurlar.
  4. 4
    Maya enfeksiyonlarına, özellikle de ağızda görülenlerine karşı uyanık ol. İleri dönem HIV hastaları genellikle pamukçuk da denilen ağız içi maya enfeksiyonuna yakalanırlar. Bu enfeksiyonda, ağızda ve dilde beyaz lekeler ya da olağan dışı lekeler görülür. Bu durum bağışıklık sisteminin enfeksiyona karşı etkili bir savunma gerçekleştiremediğine işaret eder.
  5. 5
    Tırnaklarında mantar belirtileri olup olmadığına bak. Tırnakların sarı veya kahverengi olması ya da kırılmış veya çatlamış olması ileri dönem HIV hastaları arasında yaygındır. Tırnaklar, normal şartlarda vücudun başa çıkabileceği mantar enfeksiyonuna karşı bu dönemde daha savunmasızdır.
  6. 6
    Sebebsiz ve hızlı kilo kaybının olup olmadığını tespit et. HIV’in erken dönemlerinde yaşanan kilo kaybı, sık tekrarlayan ishale bağlı olabilirken ileri dönemlerde “erime” olarak da anılan bu durum HIV’e karşı vücudun geliştirdiği güçlü reaksiyona işaret eder.
  7. 7
    Nörolojik sorunların farkında ol. Bunlara hafıza kaybı, depression ya da diğer nörolojik hastalıklar da dahildir. HIV ileri dönemlerde beyindeki bilişsel fonksiyonları da etkiler. Bunlar önemli belirtilerdir ve sebepleri ne olursa olsun incelenmelidir.
    Reklam

Makalenin 3.Yöntemi:
HIV’i Anlamak

  1. 1
    Risk taşıyıp taşımadığından emin ol. HIV kapmana sebep olabilecek çok çeşitli durumlar vardır. Aşağıdaki durumlardan bir tanesi başına geldiyse, sen de risk altındasın:
    • Korumasız anal, vajinal ya da oral seks yapmak.
    • Başka biriyle aynı iğneyi ya da şırıngayı kullanmak.
    • Cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH), tüberküloz veya hepatit teşhisi konması ya da bu hastalıkların tedavisini almış olmak.
    • 1978 ile 1985 yılları arasında, henüz bozuk kan kullanımına karşı önlemler alınmadığı dönemlerde kan transferi yaptırmış olmak.
  2. 2
    HIV testi yaptır. HIV taşıyıcısı olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolu bu. Test yaptırmak için bir sağlık merkezine, hastaneye veya doktoruna başvurabilir ve süreçle ilgili gerekli bilgiyi alabilirsin.
    • Testi yaptırmak kolay, güvenilir (vakaların çoğunda) ve ekonomiktir. Genellikle kan örneği alarak yapılan bir testtir. Bunun yanında, ağız sıvılarının pamuklu bir çubukla alınmasıyla veya idrar örneğiyle yapılanları da vardır. Evde yapabileceğin testler bile mevcuttur. Testi yapabilecek, düzenli olarak gittiğin bir doktorun yoksa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurabilirsin.
    • HIV testini yaptırdıktan sonra, korkunun seni test sonuçlarını öğrenmekten alıkoymasına izin verme. Virüsü taşıyıp taşımadığını bilmen tedavi olman veya enfeksiyondan korunmak için yaşam tarzını değiştirmende sana en iyi şansı sunacaktır.
    • Risk altında olmadığını düşünüyor olsan bile, birçok sağlık kuruluşu düzenli aralıklarla testten geçilmesini tavsiye etmektedir. HIV’i erken farkedip tedaviye başlamak ileri dönem komplikasyonlarının oluşmasını engellemeye yardım eder.
  3. 3
    Test yaptırmak için belirtilerin ortaya çıkmasını bekleme. HIV taşıyıcısı birçok insan bu durumun farkında bile değildir. Virüs hiçbir belirti göstermeden vücudunda on yıldan fazla gizlenebilir. HIV kapmış olabileceğini düşünüyorsan, yeterli belirtileri göstermediğin için test yaptırmaktan vazgeçme. Virüs ne kadar erken teşhis edilirse, o kadar iyi olur.
    Reklam

İpuçları

  • Bu hastalığı taşıyıp taşımadığınla ilgili bir şüphen varsa, lütfen test yaptır. Hem senin hem de başkaları için tek doğru ve güvenilir olan yol bu.
  • HIV hava yoluyla ya da yiyeceklerle bulaşmaz. Virüsün vücut dışındaki ömrü çok uzun değildir.
  • Evde yapılan testlerden uyguladıysan ve sonuç pozitifse, sonrasında yapman gereken testle ilgili yönlendirileceksin. Önerilen testi yaptırmaktan kaçma. Test sonrasında endişe yaşıyorsan, en yakın sağlık kuruluşuyla irtibata geç.
Reklam

Uyarılar

  • Kullanılmış iğne veya şırınga ile asla temas etme.
  • CYBH, HIV kapma riskini arttırır.
  • Amerika’daki HIV’li hastaların 1/5’i bu virüsü taşıdığının farkında değil.
Reklam

Bu wikiHow makalesi hakkında

Aile Hekimi
Janice Litza, MD bu makalenin ortak yazarıdır. Dr. Janice Litza Wisconsin’de yer alan, Amerika’da uzmanlıkta daha kalifiye olunduğunu gösteren Board Sertifikası’na sahip bir Aile Hekimi’dir. Doktorluğunun yanı sıra, Wisconsin-Madison Halk Sağlığı ve Tıp Fakültesi’nden 1998 yılında Doktorluk derecesini aldıktan sonra 13 yıl boyunca, Klinik Profesör olarak eğitim vermiştir.

Bu makale işine yaradı mı?

Evet
Hayır
Reklam