İkinci Bir Dil Olarak İngilizce Yeni Başlayanlara Nasıl Öğretilir?

Ortak yazar: Alexander Peterman

Yeni başlayanlar için İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğretmek herkes için zorlu bir iştir. Altyapın ya da deneyim seviyen ne olursa olsun, İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğretirken sürekli olarak yeni zorluklarla karşılaşacaksın. Diğer dersleri öğretmek gibi, her öğrencinin farklı bir şekilde öğrendiğini göreceksin. Aynı zamanda, her öğrencinin ana diline bağlı olarak, o dile özgü yeni zorluklarla karşılaşacaksın. Bununla birlikte, biraz çalışmayla ve bilgiyle, yeni başlayanlara İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğretmek için ihtiyacın olan becerileri kazanabileceksin.

Makalenin 1.Kısmı: Temel Bilgileri Öğretmek

  1. 1
    Alfabeyle ve sayılarla başla. Başlaman gereken ilk şeylerden biri alfabeyi ve sayıları öğretmektir. Alfabeyi ve sayıları öğreterek, öğrencilerinin öğreneceği diğer her şey için müthiş bir temel oluşturacaksın.
    • Öğrencilerinin alfabeyi belli bir noktaya kadar öğrenmelerini sağla. İstersen "a"dan başlayıp "m"ye geçebilirsin. Öğrencilerinin alfabeyi hem senin hem de onların rahat ettiği bir hızda bitirmesini sağla. Önemli olan, öğrencilerini zorlamaktır ama çok da yüklenmemektir.
    • Öğrencilerinden sayılar üzerinde çalışmalarını iste. Harfler gibi, kapasitelerine bağlı olarak onları başlat ve durdur. Öğrencilerin harfleri ve/veya sayıları yazma alıştırmaları yapabilecekleri bir çalışma kâğıdı oluşturmayı göz önünde bulundur.
    • Dersini pekiştirmek için, alfabenin her harfiyle başlayan bir sözcükle oluşturacağın kelime kartları kullan.
    • Alfabeyi öğrenmek, ana dillerinde Latin veya İngiliz alfabesini kullanarak konuşanlara daha kolay gelebilir.
  2. 2
    Telaffuz öğret, özellikle zor sesler için. İkinci bir dil olarak İngilizce öğretirken telaffuzu öğretmek oldukça önemlidir. İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğrenen öğrenciler için özellikle zor olan seslere odaklanmayı dikkate al:
    • "TH". "TH" ("theater (tiyatro)" veya "thing (şey)"deki gibi) birçok dilde mevcut değildir. Sonuç olarak, ikinci bir dil olarak İngilizce (English as a Second Language-ESL) öğrenen bazı öğrencilerin (Roman veya Slav dil kökeninden olanlar gibi) telaffuz etmesi nispeten zordur.
    • "R." "R" sesi de birçok ESL öğrencisi için, bölgesel lehçelere bağlı olarak farklı şekilde telaffuzlar dâhil, çeşitli nedenlerden dolayı zordur.
    • "L." "L" sesi, özellikle Doğu Asya'dan gelen ESL öğrencileri için bir diğer zor sestir. "L" sesinde fazladan zaman harca.[1]
    • "H." "H" sesi birçok ESL öğrencisi için, özellikle de bu harfi telaffuz etmemeye alışık olan İspanyolca konuşanlar için zordur. İngilizcede bu ses genellikle telaffuz edilir, ancak "fish (balık)"taki "sh" ya da "laugh (gülmek)"teki "gh" şeklinde ortaya çıktığında öğrencilerin kafasını karıştırabilir.[2]
  3. 3
    Öğrencilerine isimleri öğret. Alfabeyi ve sayıları öğrettikten sonra isimlere geç. İsimleri öğretmek, öğrencilerin için öğrenmesi en kolay şeylerden biri olacaktır. Bunun nedeni, öğrencilerinin etraflarındaki her şeye öğrenilecek muhtemel şeyler olarak bakabilecek olmalarıdır.
    • Sınıfındaki sık karşılaşılan nesnelerle başla.
    • Şehrindeki ya da kasabandaki sık karşılaşılan nesnelerle devam et. İyi örnekler şunlardır: car (araba), house (ev), tree (ağaç), road (yol) ve daha fazlası.
    • Öğrencilerinin günlük yaşamlarında karşılaşacakları yiyeceklerle, elektronik eşyalarla ve buna benzer nesnelerle devam et.[3]
  4. 4
    Sıfatların isimleri nasıl nitelediğini anlat. Sıfatlar isimleri tanımlamana imkân verir, bu nedenle sıfatlar iyi iletişim için önemlidir. İsimleri öğrettikten hemen sonra sıfatları öğretmek faydalıdır çünkü sıfatlar sadece isimlerle kullanılır.
    • Sıfatlar diğer kelimeleri değiştirir veya niteler. Öğretebileceğin sıfat örnekleri şunlardır: wild (vahşi), silly (aptalca), troubled (sıkıntılı) ve agreeable (uyumlu).
  5. 5
    Öğrencilerine fiilleri öğret. Fiilleri öğretmek, öğrencilerinin tam cümleleri (yazılı veya sözlü) bir araya getirme aşamasında çok büyük bir adım olacaktır.
    • Fiiller bir eylemi tanımlar. Öğretebileceğin fiillere örnekler şunlardır: to speak (konuşmak), to talk (sohbet etmek) ve to pronounce (telaffuz etmek).
    • Düzensiz fiillere fazladan zaman harca. "Go (gitmek)" sözcüğü zor bir İngilizce düzensiz fiiline harika bir örnektir. "Go (gitmek)" sözcüğünün geçmiş zamanı "went (gitti)"dir. "Go (gitmek)" sözcüğünün geçmiş zaman ortacı ise "gone (gitmişti)"dir.[4]
  6. 6
    Zarfların; fiilleri, sıfatları ya da diğer zarfları nitelediğini öğret. Zarflar cümlene ek detaylar eklemeni sağlar. Öğrencilerin bir şeyi nasıl veya ne derecede yaptıklarını açıklığa kavuşturmak için zarfları kullanabilirler. Bir ismi nitelemek için sıfatları kullandıklarında, daha fazla ayrıntı eklemek için de zarfları kullanabilirler.
    • Zarflar; fiillerin, sıfatların ve diğer zarfların anlamlarına anlam katarak onları niteler ya da değiştirir. Zarf örnekleri very (çok), wearily (yorgun bir şekilde), happily (mutlu bir şekilde) ve easily (kolayca)’yı kapsar.
    • Bir kelime -ly ile bitiyorsa bu kelime büyük olasılıkla bir zarftır.
  7. 7
    Zaman kiplerini ve tanım edatlarını (articles) açıkla. İsimleri, sıfatları, fiilleri ve zarfları öğrettikten sonra öğrencilerine zaman kiplerini ve tanım edatlarını öğretmekle devam etmen gerekir. Uygun zaman kipinin nasıl kullanılacağını ve tanım edatlarının nerede kullanılacağını anlamadan, öğrencilerin tam bir cümle kuramayacaktır.
    • Zaman kipleri bir şeyin ne zaman gerçekleştiğini ya da meydana geldiğini belirtir. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman kiplerini açıkladığından emin olun.
    • Tanım edatları bir isim hakkında ek bilgi sağlayan niteleyicilerdir. Tanım edatları şunları kapsamaktadır: "a", "an" ve "the".
    • Öğrencilerin cümleler kurma ve doğru konuşma yeteneklerine hâkimken, zamanları ve ekleri öğrendiklerinden de emin ol.[5]
  8. 8
    Sık karşılaşılan tabirleri çalıştır. İngilizceyi öğretmenin en muhteşem yollarından biri, öğrencilerini alıştırma yapmaya ve ortak tabirler kullanmaya teşvik etmektir. Öğrencilerin, kelimelerin gerçek anlamlarına dayalı birçok ortak ifadenin anlamını anlamayacaklarından bu önemlidir.
    • Öğrencilerine, bu tabirleri sohbet içinde rahatça kullanana kadar onları tekrar etmelerini (ve kullanmalarını) söylemelisin.
    • “Never mind (boşver)”, “no doubt (şüphesiz)” ya da “make believe (inandırmak)” gibi birkaç yaygın ifadeyle başla.
    • Öğrencilerine üzerinde çalışacakları ve hakkında düşünecekleri sık kullanılan ifadelerin bir listesini temin et.[6]
  9. 9
    Temel cümle yapılarını öğret. Alfabeyi, fiilleri ve daha fazlasını öğrettikten sonra, öğrencilerine temel cümle yapılarını öğretmeye başlamalısın. Bu, onların yazma yetenekleri için bir temel oluşturacağından önemlidir. Bu ayrıca okumalarına da yardımcı olacaktır. İngilizcede cümlelerin kurulduğu beş ana kalıbı öğret:
    • Özne-Fiil cümleleri. Bu cümlelerde özneyi bir fiil takip eder. Örneğin, "The Dog runs (Köpek koşar)."
    • Özne-Fiil-Nesne. Bu cümlelerde önce özne, ardından bir fiil ve daha sonra bir nesne vardır. Örneğin, "John eats pizza (John pizza yer)."
    • Özne-Fiil-Sıfat cümleleri. Bu cümlelerde önce özne, bir fiil ve daha sonra bir sıfat vardır. Örneğin, "The puppy is cute (Köpek yavrusu sevimlidir)."
    • Özne-Fiil-Zarf cümleleri. Bu cümlelerde özne, fiil ve daha sonra bir zarf vardır. Örneğin, "The lion is there (Aslan oradadır)."
    • Özne-Fiil-İsim cümleleri. Bu cümlelerin bir öznesi, bir fiili bulunur ve bir isim ile biter. Örneğin, "Emmanuel is a philosopher (Emmanuel bir filozoftur)."[7]
    Reklam

Makalenin 2.Kısmı: En İyi Uygulamaları Benimsemek

  1. 1
    Öğrencileri sınıfta sadece İngilizce konuşmaya teşvik et. Öğrenmeyi kolaylaştırmanın en iyi yollarından biri de öğrencileri sınıfta İngilizce dışındaki dilleri konuşmamaya cesaretlendirmektir. Bu ister istemez öğrencileri İngilizce bilgilerini kullanmaya ve onları daha da geliştirmeye zorlar. İngilizce konuşmaya teşvik etmek öğretmenler için öğretim anları ve öğrenciler için öğrenme fırsatları da sağlar.
    • Bu taktik en iyi, öğrenciler temel bilgileri (temel soruları, selamlamaları, alfabeyi ve sayıları) öğrenmiş olduğunda kullanılır.
    • Bir öğrenci İngilizceyi yanlış kullandığında, onu uygun şekilde düzelt.
    • Her zaman cesaretlendirici ol.
    • Bu taktik, “repeat after me (benden sonra tekrar edin)” ve/veya “answer me (bana cevap verin)” yaklaşımıyla birlikte çok işe yarar. Örneğin, bir açıklama yapabilir veya bir öğrenciye bir soru sorabilirsin. Bu onlara İngilizce cevap verme fırsatı verecektir.
    • “Language police (dil polisi)” olmaktan kaçın. Bir öğrenci zorluk çekiyorsa ve kendi ana dilinde konuşmak zorundaysa onu utandırma. Endişelerine kulak ver.[8]
  2. 2
    Sözlü ve yazılı talimatlar ver. Bir etkinliği açıklarken veya ödev, sınıf çalışması ya da proje hakkında bilgi verirken, daima hem sözlü hem de yazılı talimatlar vermelisin. Hem sözlü hem de yazılı talimatlar vermek, öğrencilerinin sözcükleri aynı anda duymalarını ve yazılı olarak görmelerini sağlar. Böyle yapmak, kelime çağrışımına ve telaffuza yardımcı olacaktır.
    • Bir etkinliği açıklamadan önce etkinliğin talimatlarını yazdır ve bunları öğrencilere dağıt. Eğer İnternet'ten eğitim veriyorsan öğrencilerine talimatları video yoluyla açıklamadan önce onları e-postayla gönder.[9]
  3. 3
    Öğrencilerin gelişimini sürekli kontrol et. Öğrettiğin ders ya da öğrencilerinin yaptığı etkinlik ne olursa olsun onları sürekli kontrol etmelisin. Öğrencileri kontrol etmek, ilerlemelerini görmeni ve zorlanıp zorlanmadıklarını anlamanı sağlar.
    • Eğer bir sınıf ortamında ders veriyorsan sınıfta dolaş ve sorun yaşayıp yaşamadıklarını görmek için öğrencilerle konuş.
    • Eğer İnternet'ten ders veriyorsan öğrencilere mesajlar veya e-postalar gönder ve yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sor.
    • Öğrenciler sınıf içi veya diğer etkinlikleri yaparken elinden geldiğince ulaşılabilir olmaya çalış.[10]
  4. 4
    Öğrenme yöntemlerinin çeşitliliğini arttır. Yeni başlayanlara İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğretmek, çeşitli öğrenme türlerini kullandığında çok daha etkilidir. Öğrenmede çeşitlilik önemlidir çünkü her öğrenci farklıdır ve farklı şekillerde öğrenir.
    • Konuşmayı kullan.
    • Yazı yazmayı sağla.
    • Okumayı teşvik et.
    • Dinlemeyi öner.
    • Tüm öğrenme yöntemlerini eşit olarak teşvik etmeye çalış.[11]
  5. 5
    Dersleri küçük parçalara böl. Yeni başlayanlara veya çok genç öğrencilere ders verirken, dersi yaklaşık 10 dakikalık birkaç parçaya böl. Dersleri küçük parçalara bölmek, öğrencilerinin dikkatini kaybetmemeni sağlar. Aynı zamanda bu, öğrencilerini bunaltmadığını garantileyecektir.
    • Tam olarak 10 dakikaya bağlı kalmana gerek yok. Eğer dersine yardımcı olacaksa birkaç dakika aşmaktan çekinme.
    • Her kısa dersten sonra, tamamen farklı bir ders türüne geç. Bu, öğrencilerin dinçleşmelerine ve dikkatlerini korumalarına yardımcı olacaktır.
    • Kısa derslerini her gün değiştir. Öğrencilerinin dikkatlerini ve ilgilerini çekmek için mümkün olduğu kadar farklı dersleri dâhil etmeye çalış. Ancak, öğrencilerin bunabileceğinden, bir defada çok fazla yeni bilgi ekleme. Bunun yerine, stratejini sık sık değiştir ama öğrencilerin öğrenene kadar aynı konuya bağlı kal.
    Reklam

Makalenin 3.Kısmı: İngilizce Öğrenmeyi Eğlenceli Hâle Getirmek

  1. 1
    Günün konusunu pekiştirmek için oyunları kullan. Oyunlar, öğrenmeyi eğlenceli hâle getirerek ve öğrencileri yeni ve farklı şekillerde düşünmeye sevk ederek onların İngilizceyi öğrenmelerine yardımcı olacaktır.
    • Öğrencilerinin birbirleriyle rekabet edebilmelerini sağlamak için, puan sistemini kullanan bilgi yarışması benzeri bir oyun dene.
    • Öğrencilerinin takımlar hâlinde birlikte çalışmalarını istiyorsan Aileler Yarışıyor tarzı bir oyun düşün.
    • Kelime kartlarına dayanan ezber veya tahmin oyunlarını dene. Örneğin, bir kelime kartını ipucuyla beraber göster ve öğrencilerinin doğru cevabı tahmin edip edemediklerini gör.[12][13]
  2. 2
    Dil öğretmek için görseller kullan. Dil öğretmenin önemli bir yolu, sözcük çağrışımını geliştirmek için görseller kullanmaktır. Sözcük çağrışımını desteklemek için görseller kullanarak öğrencilerin, sınıfta öğrendikleri fikirler ve yeni kelimeler arasında daha güçlü bağlantılar kurabileceklerdir. Göz önünde bulundur:
    • Resimler ve fotoğraflar.
    • Kartpostallar.
    • Video.
    • Haritalar.
    • Çizgi romanlar. Çizgi romanlar özellikle iyidir çünkü görseller ile metin bir arada kullanılır.[14]
  3. 3
    Mobil cihazlarda bulunan hedeflenen dil uygulamalarının kullanımını teşvik et. İkinci dil olarak İngilizceyi öğretmenin harika bir yolu, akıllı telefonlardaki hedeflenen dil uygulamalarının kullanımını öğretime dâhil etmektir. Hedeflenen dil uygulamaları eğitim süresince öğrettiklerini pekiştirecek harika bir yoldur, çünkü öğrenciler dil becerilerinin pratiğini yapmak ve yeni ifadeler ile kelimeler öğrenmek için bunları kullanabilirler.
    • Hedeflenen dil uygulamaları pek çok akıllı telefon işletim sisteminde bulunmaktadır.
    • Duolingo gibi çok çeşitli ücretsiz hedeflenen dil uygulamaları bulunmaktadır.
    • Bazı uygulamalar birden fazla öğrencinin birlikte çalışarak öğrenmelerine olanak sağlar.[15]
  4. 4
    Sosyal medyayı kullan. Sosyal medya, yeni başlayanlara İngilizceyi ikinci bir dil olarak öğretmenin harika bir yoludur. Sosyal medya, günlük konuşma cümlelerini ve sıkça kullanılan kelimeleri öğretmen için müthiş bir fırsat sunar. Ayrıca, öğrencilere kelime kullanımını gözlemleme ve öğrendiklerini uygulama fırsatı sunar.
    • “Idiom of the day (günün deyimi)” dersini dene. Burada, ortak deyimler veya günlük konuşma cümlelerini seçebilir ve bunları sınıfına anlatabilirsin.
    • Öğrencilerinin Twitter'daki popüler kişileri takip etmelerini ve onların gönderilerini çevirmelerini sağla.
    • Bir sosyal medya grubu başlat ve öğrencilerin kısa haberleri paylaşmalarını ve İngilizce olarak açıklamalarını ya da tercüme etmelerini sağla.[16]
    Reklam

İpuçları

  • Bir haftalık ya da bir aylık kısa dersler bile olsa biraz eğitim almayı düşün. Bu sana bu alanda daha fazla temel bilgiler, fikirler ve teknikler verebilir. Bu programlar tüm dünyada mevcuttur.
  • Dersi geçirmek için daima yeterli kaynaklarla hazır ol.
  • Ders için tüm materyalleri önceden ve kullanım sırasına göre hazırla. İhtiyaç duyma ihtimaline karşı ek materyalleri hazır bulundur. Bazı durumlarda, materyali beklenenden daha hızlı tüketebilirsin. Materyallerin bir kısmı öğrencinin ilgisini çok az çekebilir ve hatta bu materyaller üzerinde on dakika harcamak bile çok uzun olabilir.
  • Yeni başlayanlar için dersleri ilginç hâle getir ve her derste birkaç oyun oyna.
Reklam

Bu wikiHow makalesi hakkında

Eğitim Yüksek Lisansı
Alexander Peterman bu makalenin ortak yazarıdır. Alexander Peterman Florida’da Özel Öğretmen’dir. Eğitim alanında Yüksek Lisans derecesini 2017 yılında Florida Üniversitesi’nden almıştır.
Kategoriler: Eğitim ve İletişim

Bu makale işine yaradı mı?

Evet
Hayır
Reklam