Üçüncü Göz Nasıl Açılır?

Ortak yazar: wikiHow Kadrosu

Hinduizmde üçüncü göz, onun vasıtasıyla dünyayı algılayabileceğin yüksek bir bilinç düzeyini sembolize eder. Geleneksel meditasyon tekniklerini kullanarak bu çakrayı açabilirsin ve içinde bulunduğun evreni daha derinlemesine ve daha aydınlanmış biçimde kavrayabilirsin.

Makalenin 1.Kısmı: Meditasyon Yapmayı ÖğrenmekDüzenleniyor

  1. 1
    Üçüncü göz çakranın yerini bul. Çakralar, vücudundaki enerji merkezleridir. Bunlar temel olarak omurgan boyunca dizili enerji çarklarıdır. Yedi çakra vardır ve her biri, fiziksel, zihinsel ve ruhsal iyiliğinin farklı bir kısmına karşılık gelir. Üçüncü göz çakran, altıncı çakradır.[1]
    • Üçüncü göz çakrası, beyninin ön kısmında, iki gözünün arasında yer alır. Burun kemerinin tam üstündedir.
    • Meditasyon yaparken, zihnini bu çakraya odaklamaya çalış. Dünyayı daha net bir şekilde görmene yardımcı olmakla sorumludur.
  2. 2
    Doğru ortamı seç. Meditasyon, üçüncü gözünü açmaya yardım etmek için en etkili araçlardan biridir. Düşüncelerine daha çok farkındalık getirerek, üçüncü gözle bağlantılı olan zihinsel netliğe daha iyi erişim sağlayabileceksin. Meditasyonun ana hedefi, zihnin bir düşünceye ya da nesneye odaklanmasını sağlamaktır. Meditasyon yapmaya başladığında, kendini rahat hissettiğin ortamları seçmen önemlidir.[2]
    • Bazı insanlar, doğada kendilerini daha huzurlu ve zihinlerini daha açık hissederler. Bu sana uyuyorsa dış mekânlarda meditasyon yapabilirsin. Doğru sıcaklıkta olan ve başkaları tarafından rahatsız edilmeden oturabileceğin bir yer bul.
    • İç mekânlarda meditasyon yapmak da gayet uygundur. Çoğu insanın evlerinde belirli bir meditasyon yeri vardır. Burada genellikle, yerde oturmayı daha rahat kılan bir minder ve belki birkaç mum ve rahatlatıcı bir müzik vardır.
    • Meditasyonun çok kişisel bir süreç olduğunu unutma. Sana uygun ortamı seçmelisin.
  3. 3
    Duruşunu (postür) hazırla. Meditasyonda zihin-beden bağlantısı çok önemlidir. Fiziksel açıdan ne kadar rahat olursan meditasyon nesnene ya da düşüncene odaklanman o kadar kolay olur. En etkili meditasyon postürünün genellikle yerde bağdaş kurarak oturmanın çeşitleri olduğu düşünülür.[3]
    • Sandalyede oturmaya alışkınsan yerde oturmaya alışmak için her gün biraz zaman ayır. Zamanla bu daha doğal gelecek ve meditasyona daha kolay odaklanabileceksin.
    • Çoğu kişi, yerde oturmayı daha rahat kılmak için en az bir minder kullanmayı tercih eder. Bunun sana daha uygun olduğunu düşünüyorsan iki ya da üç sağlam minder kullanmaktan çekinme.
    • Oturarak rahat edemiyorsan endişelenme. Yürüyerek meditasyon olarak bilinen şeyi deneyebilirsin. Bazı kişiler için, adımlarının ritmik sesleri çok rahatlatıcı olabilir. Yavaş yürü ve nereye gittiğini çok fazla düşünmek zorunda kalmamak için belirli bir yolu takip et.
  4. 4
    Bir meditasyon nesnesi seç. Meditasyon nesnesi, bir düşünce ya da fiziksel bir nesne olabilir. Meditasyon nesnesi seçmenin amacı, beyninin daha kolay odaklanmasını sağlamaktır. Bu zihninin dağılmasını engelleyecek ve meditasyonunu daha etkili yapacaktır.[4]
    • Mumlar, popüler meditasyon nesneleridir. Çoğu insan için, titreyen aleve bakmak kolay ve rahatlatıcıdır.
    • Meditasyon nesnen, fiziksel olarak yakında olmak zorunda değildir. Okyanusu ya da bir zamanlar gördüğün bir ağacı zihninde canlandırabilirsin. Sadece, nesneyi zihninde net bir şekilde canlandırabildiğinden emin ol.
  5. 5
    Bir mantra seç. Mantra, meditasyon boyunca tekrarlayacağın bir sözcük ya da ifadedir. Mantrayı içinde ya da yüksek sesle söyleyebilirsin; bu, kişisel bir tercihtir. Seçtiğin mantra, kişisel ve senin için anlamı olan bir şey olmalı.[5]
    • Mantran, zihnine ya da farkındalığına katmak istediğin bir şey olmalı. Örneğin, "Mutluluğu seçiyorum" ifadesini tekrarlamayı tercih edebilirsin. Bu, gün boyu neşeli hissetmeye odaklanacağın düşüncesini pekiştirmeye yardım eder.
    • Tek bir sözcük seçmek de bir diğer mantra fikridir. Örneğin, "huzur" sözcüğünü tekrarlayabilirsin.
  6. 6
    Bunu bir rutine dönüştür. Meditasyon, pratik işidir. O yüzden, ilk kez meditasyon yapmak için oturduğunda çok başarılı olmayabilirsin. Zihnin dağılabilir, hatta uyuyakalabilirsin bile. Başarılı bir şekilde meditasyon yapmayı öğrenmek bir süreçtir ve zaman alır.[6]
    • Meditasyonu günlük hayatının bir parçası yap. Beş dakikayla, hatta iki dakikayla başlayıp azar azar artır. Çok geçmeden, süreçle ilgili kendini daha iyi hissedeceksin ve her geçen gün meditasyona daha çok zaman ayıracaksın.
    Advertisement

Makalenin 2.Kısmı: Daha Farkında OlmakDüzenleniyor

  1. 1
    Farkında olmanın ne anlama geldiğini öğren. Farkında olmak, etrafında olup bitenlerin daha aktif olarak bilincinde olmak demektir. Duygularına ve fiziksel hislerine daha bilinçli biçimde kulak verirsin. Daha farkında olmak, kendinle ve içinde bulunduğun dünyayla uyum içinde olmana yardımcı olur.[7]
    • Daha gözlemci olurken, eleştirel olmaktan kaçın. Sadece gözlemle ve bir şeyin "doğru" ya da "yanlış" olduğu yargısına varmadan kabul et.
    • Örneğin, kendini stresli hissediyorsan böyle hissettiğin için kendini yargılama. Sadece duygularını gözlemle ve kabul et.
  2. 2
    Dışarıya çık. Dışarıda biraz zaman geçirmek, farkındalığını arttırmak için çok faydalı olabilir. Daha farkında olmak, üçüncü gözünün açılmasına yardım edebilir çünkü onun daha çok bilincinde olacaksın. O yüzden, her gün kısa bir yürüyüşe çıkıp doğada biraz zaman geçirmeye çalışmak iyi bir fikirdir.[8]
    • Günümüz kültüründe, günün büyük kısmını "fişe takılı" olarak geçiriyoruz. Yani daima bir elektronik aygıta ya da iletişim aracına bakıyoruz. Dışarı çıkmak bize tüm uyaranlardan uzaklaşmayı hatırlatır.
  3. 3
    Yaratıcı ol. Farkında olmak, yaratıcı yönünle daha çok iletişimde olmanı sağlayabilir. Araştırmalar gösteriyor ki farkındalık meditasyonu yazarların, sanatçıların ve diğer yaratıcı insanların yaşadığı tıkanıklıkların üstesinden gelmenin harika bir yolu. Daha farkında olmak, yaratıcı yollarını açmanı sağlayabilir.[9]
    • Yaratıcı yönünle deneyler yapmayı dene. Resim yapmaya, eskiz yapmaya ya da yeni bir müzik enstrümanı çalmaya başla. Yaratıcılığının akmasına izin vermek, kendinle daha uyum içinde olmana ve üçüncü gözünü açmana yardım eder.
  4. 4
    Küçük şeylere odaklan. Günlük hayat çok yoğun ve bunaltıcı olabilir. Daha farkında olmak, kendini daha sakin hissetmene ve üçüncü gözünü daha iyi kullanmana yardım edebilir. Bulunduğun çevrenin ve rutininin her bir yönüne dikkatini ver.[10]
    • Örneğin, duş alırken fiziksel hislerini bilinçli bir şekilde gözlemle. Ilık suyun omuzlarına nasıl dokunduğuna dikkat et. Şampuanının ferahlatıcı kokusundan keyif al.
    Advertisement

Makalenin 3.Kısmı: Üçüncü Gözünden FaydalanmakDüzenleniyor

  1. 1
    Kendini daha huzurlu hisset. Üçüncü gözünü açmayı öğrenince beraberindeki avantajlardan faydalanabileceksin. Birçok kişi, üçüncü gözlerini açtıktan sonra kendilerini daha huzurlu hissettiklerini söylüyor. Bunun sebebi kısmen, daha büyük bir öz anlayış algısına ulaşmandır. Kendinin daha çok farkında olmak genellikle kendine daha iyi davranmanı sağlar.[11]
    • Kendine daha iyi davranmanın birçok faydası vardır. Kendine güvenin artar ve kendini daha az kaygılı hissedersin.
  2. 2
    Daha bilgili ol. Çoğu kişinin üçüncü gözünü açmayı isteme nedenlerinden biri, bunun seni daha bilgili biri yaptığının düşünülmesidir. İçinde bulunduğun dünyayı algılayışını arttırdığı için, onun hakkında daha çok şey öğrenebilecek olman mantıklı. Üçüncü gözlerini açan insanlar, daha çok bilgelik edindikleri duygusu içinde olduklarını söylüyorlar.[12]
    • Kendin hakkında da daha çok bilgi sahibi olacaksın. Meditasyon ve farkındalık, kendinle bağlantı kurmanın harika yollarıdır. Duygularını daha iyi anladığında, onlarla baş etme konusunda kendini daha becerikli hissedeceksin.
  3. 3
    Fiziksel sağlığını iyileştir. Üçüncü gözünü açmak, çok büyük ihtimalle stres seviyeni düşürecektir. Kendini daha huzurlu ve farkındalık sahibi hissedeceksin. Stres seviyesinin düşmesinin birçok fiziksel faydası vardır. Daha az stresli kişilerin tansiyonunun yüksek olması ya da depresyon belirtileri göstermeleri daha düşük bir ihtimaldir.[13]
    • Daha az stresli olmak, baş ağrılarının ya da mide rahatsızlıklarının da azalması anlamına gelebilir. Hatta, cildinin daha genç gözükmesine bile yardım edebilir.
    Advertisement

İpuçlarıDüzenleniyor

  • Üçüncü gözünü açmanın bir süreç olduğunu unutma. Kendine karşı sabırlı ol ve kalkıştığın şeyi küçümseme.
  • Farklı meditasyon yöntemleri denemekten korkma. Her şey herkeste aynı derecede işe yaramaz.
  • Yatakta birkaç dakika meditasyon yapmaya çalış, böylece zihnin bu düşünceyi yeniler.
  • Doğayla zaman geçirmeyi ve daha sağlıklı besinler yiyerek beslenmeni değiştirmeyi dene.
  • Üçüncü gözün açıldığında umduğunu bulamazsan endişelenme. Bazı kişiler, diğerlerine göre daha çok paranormal olayları görebilir/sezebilir, bazılarıysa başkalarının duygusal durumunu vs. iyileştirmeye yardımcı olabilir. Üçüncü göz açıldığında, herkesin deneyimi farklıdır.
  • Üçüncü gözünü açarken ya da zaten açıldıysa baş ağrılarının, migreninin ya da mide bulantının olması normaldir.

About this wikiHow

Ortak Yazar:
wikiHow Editör Ekibi
Bu makale editörler ve araştırmacılardan oluşan, makalenin doğruluğu ile kapsamlılığını onaylayan, eğitimli bir ekip tarafından ortaklaşa yazılmıştır.
Kategoriler: Sağlık

Bu makale işine yaradı mı?

Evet
Hayır
Advertisement